24 Eylül 2010 Cuma

Orası burası


Bak evlat, edebi eksikliğin nedeniyle birbirine bağlayamadığın paragrafların arasına "***" koyarak okuru kandırdığını sanma, yemezler.
Ramiz Dayı

Kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan kavgalarla demokrasiyi ve başkasının aslında bizden başkası olmadığını öğreneceğiz ama o zamana kadar çok kan akar, ben diyeyim.
Gagavuz Atasözü

* Orda yaşayan birçok insanın burayla bir bağı var. Bazılarının evi, yazlığı, akrabası vs... Bazıları orayı bırakıp temelli buraya taşınmış hatta yıllar önce.
* Orası İstanbul'da yeraltı kumarının ve uyuşturucunun merkezi olarak bilinir. Buraya da uyuşturucunun girmesi ve evlerde kumar oynatılması oradan gelen insanlarla başladı.
* Orda çok hızlı bir dönüşüm var. Hem varlıklı 'modern' kesimin gözdesi, hem de çember sakallı beyinlerin. Buraya da son yıllarda bir varlıklı entel akımı başladı; ev fiyatları, kiralar uçtu ve İslami kesim nüfusu da hızla yükselişte.
* Orası olayından çok önce bir konsere saldırı düzenlenmişti burda da. Gerekçe, Kürtçe bir aşk şarkısıydı.
* Orası halkının başına ölüsüyle bile çorap ören Galataport'un bir benzeri de burası için geçerli. Kartal-Maltepe-Pendik hattında hızla yükselen binalar, birbiri ardına açılan beş yıldızlı oteller ve Pendik'te oturmak yerine buradan bir ev alıp özel yatıyla beş dakikada karşı kıyıya varmayı tercih eden sanayiciler... (Bu konuya dair teori üreten ve 30 yıla kadar adada bizden eser kalmayacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değil)
* Tahammülsüzlük konusunda buranın da oradan aşağı kalır yanı yok. Laikler, İslamcılar, Kürtler ve az sayıdaki aydın kesim birbirinin gözünü oymak için yer arıyor. Galeri baskınından evvel zaman önce yazdığım bir yazı sonrası gece 12 civarı 3 MHP'linin yolumu kesip ülkücü camiadan özür dilememi istemeleri dün gibi (dilemedim).

Tabii ki orası ve burası birbirinin pilot bölgesi ya da kardeş mahallesi değil. Sadece orası olayı sonrası yaşadığım burasıyla orasının benzerliklerini yazmak istedim ben.

***

Orası olayı ile ilgili ortaya atılan teoriler hep biraz eksik kalıyor, bilmiyorum farkında mısınız? Olayı salt 58-42'nin malum sonuçlarından biri olarak görmek de bir o kadar eksik ve sosyal bilimlere küfür eder gibi. Ne demişti Elev Theron: "Sosyal bilimleri açın" (gülüyor).

***

Orası olayının bence hiç yazılmayan bir boyutu var. Extramücadele'nin işleri laik kesimi kızdıracak cinsten. Yani o camlara, kimin buzlukta taşlaştırılmış portakal atmasını beklerdin diye sorsalar, laiklerin derdim. Saldırganlar daha çok çember sakallı kesimden gibi duruyor. Saldırganları eleştiren ve olayı 58-42'ye indirgeyen bir kesim de saldırıya uğrayan galerideki sanat eserleriyle eleştirilen kesim. Ne garip ülke be, başlı başına performansız yeminle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder